Denizler
Denizler.Deniz kıyısındaki bu kasabada insanlar içki içer, susar ve birbirlerine yavaş yavaş çürümeyi öğretir. O ise başka bir şeye inanır: Bir gün denize döneceğine. Büyükbabasının dizgicilik yaptığı, babasının hayalet gibi dolaştığı bu kasabada, kendisinden on dört yaş büyük bir savaş gazisine umutsuzca âşıktır. Kimse onun anlattığı hikâyelere inanmaz. Belki de haklıdırlar. Belki gerçekten bir denizkızıdır.
Büyümenin acısını dindirmek için yaptığı tek seçim, onu parmaklıkların arkasına sürükler. Özgürlüğünü geri almak için yaptığı şey ise kasabanın sınırlarını aşarak efsaneye dönüşür. Denizler, gerçekle efsane arasındaki çatlağa yazılmış büyüleyici bir roman. Karanlık, kırılgan ve şiir kadar akışkan.
“Biraz korkutucu, biraz kutsal.” — Maggie Nelson


